ERGENİN BAŞLICA OKUL SORUNLARI

     Hayatının her döneminde olabileceği gibi okula başladıktan sonra da bireyler çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Okul hayatı boyunca dönemsel olarak içinde bulunduğu ergenlik dönemi itibariyle de birey öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla çeşitli sorunlar yaşayabilir, akademik açıdan ya da okul başarısı yönünden sorunlarla karşılaşabilmektedir.

A.Öğretmen-Ergen Arasındaki Başlıca Sorunlar

     Öğretmen ve öğrenciler hem sınıf içinde hem de sınıf dışında birbirleriyle sürekli etkileşim halindedirler. Bu etkileşim duygu, düşünce ve davranış bazında iletişime dayanmaktadır. Öğrenmeye ilgi duyan, meraklı, soru soran öğrencileri seven öğretmenler ders dinlemeyen, ödevlerini yapmayan ve sorumluluklarını yerine getirmeyen öğrencilere kızgınlık duyarlar. Fakat öğretmenler, öğrencinin bu davranışlarının altında yatan sebebin çok farklı olabileceğini unutmamalı ve öğrenciye arkadaşlarının yanında kızıp bağırmak yerine daha uygun ve kimsenin olmadığı zamanlarda öğrenciyle iletişime geçmeli; gerekirse okul rehberlik servisinden de yardım talebinde bulunmalıdırlar.

     Öğrenciyi tüm sınıfın içinde azarlamak hepimizin çevresinde çok sık duyduğu, öğrenciler tarafından söylenen “Öğretmen bana taktı.” cümlesini doğurmaktadır. Unutulmamalıdır ki öğrencisine “takan” öğretmen yoktur, iletişimleri sağlıklı gerçekleşmeyen öğretmen ve öğrenci vardır.

B.Ergenlerin Akranlarıyla Arasındaki Başlıca Sorunlar

     İçinde bulundukları gelişim dönemi itibariyle ergenler kendilerini tanımaya, farklı yönlerini keşfetmeye başlarlar ve kendileriyle ortak noktaları olan akranlarıyla çeşitli paylaşımlarda bulnurlar. Bu ortak noktalar çerçevesinde paylaşılanlar ergenleri okul içinde gruplaşmaya götürmektedir. Oluşan bu gruplar dışarıdaki başka kişilere kapalı, kendi içlerine dönük ve izole olma özelliği taşımaktadır. Zaman zaman bahsedilen bu gruplar arasında çeşitli anlaşmazlıklar ve tartışmalar yaşanabilir; birbirine yabancılaşma ve ötekileştirme durumları ortaya çıkabilir. Hiçbir grupla bağı bulunmayan ergenler ise arkadaşları tarafından istenmediğini, sınıfın kendisini benimsemediğini düşünerek kendilerini yalnız hissedebilirler. Aslında bu gruplaşmalar öğretmenler ya da idareciler tarafından iyi bir şeymiş gibi düşünülse de kıskançlık ve yersiz rekabet ortamlarını doğurabilir.

     Ergenlerin akranlarıyla olan iletişimlerinde karşılaşabilecekleri bir diğer sorun siber zorbalık denilen, teknolojinin iletişimde sunduğu olanaklardan yararlanarak bireylerin birbirini rencide etmesi, aşağılaması, hakaret etmesi gibi yanlış tutumlarla hareket etmeleridir. Günümüzde kullanılan akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar gibi her an internetle ilintili olunabilecek araçlar iletişim konusunda kolaylıklar sağlayabilmenin yanısıra ergenlerin arkadaş ortamlarında yaşadıkları sorunları internete taşıyıp birbirlerini herkesin gözü önünde küçük düşürme, aşağılama, hakaret etme ve dalga geçme gibi amaçlarla kullanılabilmektedir. Bu yanlış tutum ve davranışlara maruz kalan ergenler benlik saygılarında ve özgüvenlerinde ağır derecede sarsılmalar yaşayabilmektedirler.

     Ergenlik döneminde ortaya çıkan romantik ilişkiler zaman zaman ergen hamileliği, okul bırakma, erken yaşta evlenmek isteme ya da evden kaçma gibi problem doğurabilmektedir. Bu durumda ailelere düşen karşı cinsle olan ilişkinin normalitesini uygun bir dille çocuklarına anlatmalarıdır.

C.Ergenlerin Başlıca Okul Sorunları

     Yaşamlarında sınırsız özgürlüğü hedefleyen ergenler bir taraftan da geleceklerinin belirsizliği, bir meslek sahibi olma, üniversite sınavında hedefledikleri puanları alma kaygısı taşırlar. Bir taraftan sorumluluklardan uzak, rahat ve eğlenceli yaşam isteği, diğer taraftan ise toplumun iyi bir meslek sahibi olmakla birlikte kriter olarak gördükleri ileri düzeyde yabancı dil bilme ve meslekte uzmanlaşma gibi konular arasında gelgitler yaşamaktadırlar.

     Zamanlarının büyük çoğunluğu okul ve dersane arasında geçen ergenlerin ebeveynlerine de bu yoğun tempoda çeşitli görevler düşmektedir. Öncelikle ebeveynler çocuklarının okul başarılarını takip etmeli ve yapılan veli toplantılarına katılmalıdırlar. Bunun yanısıra evde çocuklarına ders çalışabileceği uygun ortamı ve imkanları sağlamalı, ama bu ortam ve imkanları sağlarken sürekli olarak çocuklarından beklentilerini dile getirmemeli, onları da zorlamamalıdırlar. Ailelerin sınavlar, dersler ve notlar konusundaki bu beklentileri çocukların üzerinde aşırı baskı ve stres yaratıp okul başarısını düşürebilmektedir. Ebeveynlerden beklenen çocuklarını motive etmeleri, onlara güvendiklerini ve sonuç ne olursa olsun yanında olacaklarını dile getirmeleri ve hissettirmeleridir.