Ergenlerde Bilgisayar Ve İnternet Bağımlılığı

Ergenlerde Bilgisayar Ve İnternet Bağımlılığı

Hepimizin de bilgidiği gibi bilgisayar, tablet, cep telefonu, televizyon ve internet günümüzün vazgeçilmez iletişim araçları halini aldılar. Hayatımızın her alanına girerek yaygınlaşan bu teknolojik araçlarla dünya nüfusunun neredeyse yarısı gün içerisinde sürekli iletişim halindeler. Durum böyle anlatılınca teknolojiyi yakından takip etmenin gayet iyi bir şey olduğu düşünülse de burada asıl olan bu araçların hangi amaçlarla kullanıldığıdır.

Otobüste, metroda, vapurda giderken etrafımıza dikkatli baktığımızda ilk olarak dikkatimizi çeken herkesin elinde bu teknolojik araçlardan bir tanesi olduğudur. Fakat yapılan araştırmalar gösteriyor ki bilimde ve teknolojide asıl ilerleyenlerin okumaya önem veren milletler olduğudur. 16-24 yaş arasındaki bireylerle yapılan araştırmalar ülkemizde bilgisayar ve internetin erkeklerde kullanım oranının %85, kadınlarda ise %58 olduğunu ortaya koymuştur. Yine aynı araştırma çerçevesinde bilgisayar ve interneti ergenlerin en çok oyun oynama, müzik dinleme, sohbet etme, eğlence ve can sıkıntılarını giderme amaçlı kullandıkları; en düşük oranlı olarak da bilgi edinme ve ödev yapma konularında kullandıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Bunlarla birlikte varılan sonuçlar bize gösteriyor ki, ergenler internete sürekli olarak ulaşmak istiyor. İnternete bağlı değilken de kendilerini oldukça huzursuz ve kaygılı hissederken internete bağlandıklarında huzursuzlukları ve kaygıları son buluyor. Bu da bize bilgisayar ve internet bağımlılığının sinyallerini veriyor.

Bir başka konu ise internet, bilgisayar ve cep telefonuyla bu kadar yoğun etkileşimde bulunan ergenlerin gerçek yaşamdaki sosyal becerilerinin bundan ne derece etkilendiğidir. Bahsettiğimiz iletişim araçlarıyla sanal iletişim kuran ergenler duygudan, empatiden, yüzyüze iletişimden yoksun bir şekilde vakitlerini geçirerek haberleşiyor; şarjları bittiğinde ya da bataryaları boş kaldığında kendilerini dünyanın en yalnız ve savunmasız insanları olarak hissediyorlar. Vakitlerinin büyük çoğunluğunu ekran önünde geçiren bu bireylerin hep acelesi var, sürekli bir şeyleri kaçırıyormuşçasına telaş içindeler ve büyük çoğunluğu da hayalet titreşim sendromundan muzdarip.

Özetlemek gerekirse, eğer insanın normal yaşamında yaşantısını, sosyal ilişkilerini engelleyen bir unsur varsa ve bunu yapmaktan geri duramıyorsa; kendini engelleyemiyor, hareketlerini kontrol edemiyorsa bu şey her ne ise ona karşı bağımlılığı var demektir. Bilgisayar ve internet bağımlılığında da durum kısaca bu anlatılanlardan ibarettir. Fakat bir ergende bilgisayar ve internet bağımlılığının olup olmadığını kesin olarak saptama konusunda iş uzmanlara düşmektedir.

“Ergen kendi yaşamı içindeki başka bir sorundan kaynaklanan nedenle mi internette çok vakit geçiriyor yoksa herhangi bir sorundan bağımsız, spesifik bir bilgisayar/internet bağımlılığı mı mevcut?” Bu durum bir uzman tarafından saptandıktan sonra durumun planlaması ergen-aile ve uzman üçgeninde planlanarak çözümlenmeye başlanmalıdır.

Cevapla

You must be logged in to post a comment. Giris icin tiklayin