• 24

    Ergen Psikoloğu

  • 25

    Ergen Psikolojisi

ERGENLERDE YEME VE UYKU SORUNLARI

Düzenli ve sağlıklı yemek yeme yaşamın her döneminde olduğu gibi ergenlik döneminde de çok önemlidir. Bir gün içinde yiyeceklerden alınması  gereken kalori 2500-2700 arası iken bu sayı ergenlik döneminde 3300-3500’e çıkar. Bunun nedeni de ergenlik döneminde vücudun daha hızlı çalışmasından kaynaklı ihtiyaç hissettiği enerji miktarının da artmasıdır. Fakat değişen günümüz koşulları ile ergenlerin yeme alışkanlıkları da değişiklik göstermiş, özellikle de fast food yiyeceklerin tüketimi hızla artmıştır. Bu da vücudun ergenlik döneminde sağlıklı bir şekilde alması gereken enerji miktarını alamaması demektir.

Ergenlik döneminde görülen yeme bozukluklarının aile geçmişi, sosyal faktörler ve kişilik özellikleri gibi farklı sebepleri olabilmektedir. Bu dönemde  görülen başlıca yeme bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimia nervoza ve aşırı yeme bozukluğudur.

ANOREKSİYA NERVOZA: Bir kişinin olması gereken kilosunun en az %15 kadar altında olmasıdır.  Anoreksiya nervoza, çoğunlukla kendi kendini ölüm derecesinde aç bırakarak yemek yememe hastalığıdır.

Özellikleri:

Normalden daha zayıftırlar.

Kilo almaktan çok korkarlar.

Normal kiloda kalmayı reddederler.

Çok zayıf bile olsalar kilolu olduklarını düşünürler.

Sık sık tartılırlar ve çok sıkı diyet yaparak kilo vermeye çalışırlar.

Hayatlarını kilo vermeye odaklarlar.

Yemek, kilo ve diyet saplantıları vardır.

Hasta bile olsalar çok fazla egzersiz yaparlar.

Kilo alımını engellemek için kusarlar; laksatif veya idrar söktürücü kullanırlar.

Anoreksiya nervozanın görülmeye başlandığı en riskli yaşlar 14-15’tir. Anoreksiya nervoza görülen kişiler kendileri üzerinde ve çevreleri üzerinde kontrolü kaybetme korkuları yaşarlar. Özgüvenlerini  başkalarının görüşlerine bağımlı olarak koruyabilirler; diğerlerinin yeterli ya da olumlu desteği olmadığında kendilerini bir hiç olarak görürler. Mükemmeliyetçi tavırları görülür. “Bir şey ya tam olmalı ya da hiç olmamalı.” şeklinde bir düşünce yapısına sahip olan kişilerdir. Kişisel açıdan kendilerini yardıma muhtaç, ama bir yandan da yardım edilemez görürler. Burada öncelikle yapılması gereken bir uzmana başvurarak acilen tedaviye başlanmasıdır.

 

 

BULİMİA NERVOZA: Aşırı ölçüde, adeta patlayıncaya dek, tıkınırcasına krizler halinde tekrarlayan yemek yeme nöbetlerinin olduğu bir rahatsızlıktır. Aşağıdaki iki belirti bu duruma eşlik etmektedir.

1-Ergen belirli bir süre içinde , benzer durumdaki pek çok kişinin yiyebileceği besin miktarının çok daha fazlasının tüketir.

2- Bu durum yaşanırken yemek yeme üzerine ergende “kontrolün kaybı” hissi olur. Yemeği sonlandıramayacağı, miktarında aşırıya kaçıp, kontrol sağlayamayacağı hissine kapılırlar. Ergen kilo almamak için isteyerek kusma, dışkılamayı arttırıcı ya da idrar söktürücü ,yan etki olarak zayıflama yapabilecek ilaçları kullanır. Yemek yemeyi kendine yasaklayıcı tutumlar ya da normalden daha çok fiziksel aktivite veya yoğun kültür fizik hareketleri gibi uygun olmayan telafi edici, kompanse edici davranışlar içine girer.

Bulimia nervoza tanısı konması için ergenin tıkınırcasına yemek yeme ve uygun olmayan telafi davranışlarını en az 3 ay süre ile haftada en az 2 kez tekrarlamış olması gerekmektedir.

Bulimianın başlama yaşı tipik olarak 18-19 yaş arasıdır.

Bu bozukluğun bulunduğu ergenin kendini tanımlamasında ve değerlendirmesinde, vücut şekli ve kilosu önemli bir yer tutar.

Çoğu hasta için tıkınma  nöbeti gerilim ve sıkıntıyı hafiflettiği için ödüllenmiş davranış olabilir.

Sık olarak karmaşık, kişiler arası sorunlu ilişkiler, dürtüsel davranışlar ve yüksek düzeyde anksiyete ve kompulsif davranışlar sergilerler.

Kendilik kavramları zayıftır ve kişilik bozuklukları görülme sıklığı yüksektir.

Madde ve alkolün kötüye kullanımı sıktır.

 

AŞIRI YEME BOZUKLUĞU (OBEZİTE): Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir. Erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır. Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır.

Anlaşılacağı üzere obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir.

Kalıtsal, fizyolojik ve yaşam biçimi ile ilgili faktörlerin yanısıra ergenin yaşadığı yoğun sıkıntı, stres ve üzüntü gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yediği gözlemlenmektedir. Bu konuda bir uzmana başvurulduktan sonra  ergenin aşırı yemek yemesine sebep olan durumu ortaya çıkarıp onun üzerinde çalışarak ergenin aşırı yemek yeme davranışının azaltılması tedavinin asıl amaçlarındandır.

 

Yukarıda bahsedilen nedenlerin haricinde erken travma denilen aile bireylerinden ölenlerin olması veya ailevi anlaşmazlıklar, boşanma, işlevsel olmayan ebeveyn davranış ve tutumları, anne-babadan herhangi birinin hastalıkları ve bunun gibi ailevi güçlükler ergenlerde yeme bozukluklarını tetiklemektedir. Çocukluk dönemindeki cinsel istismar da ergenlerde görülen yeme bozukluklarının nedeni olabilir.

Fiziksel hastalıkların, duygu durum bozukluklarının, obsesif kompulsif bozuklukların ve alkolizmin görüldüğü ailelerin çocuklarında yeme bozukluklarının görülme olasılığı oldukça yüksektir.

Bunların yanında toplumun ve modanın  ince ve zayıf olmaya verdiği önem arttıkça (yapılan tv programlarında, haberlerde, dizilerde, filmlerde vb. zayıflığın başarı, güç, öncelikli adledilmesi) ergenler kendilerince bu konuya karşı duruşlarını ya aşırı yemek yiyerek ya da kilolarına çok fazla dikkat edip “0 beden” olmaya özenerek sergileyebilirler. Erkeklerde ise ideal vücut olarak abartılı bir şekilde kaslı, beden yağı düşük erkek portesinin  öne çıkarılması erkeklerde de kilo ile ilgili çeşitli farklı algıların oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

 

ERGENLERDE UYKU SORUNLARI: Ergenlerde yemek yemek kadar düzenli ve yeterli uyku da oldukça önemlidir. Ergenlik döneminde normalden fazla çalışan vücut sağlıklı beslenmek kadar düzenli uykuyu da isteyecektir. Bu dönemde ergenler gerekli olandan fazla uyuduğunda, yeterince uyumadığında ya da gerek dizi-film izledikleri, gerek internette vakit geçirdikleri, gerekse sınavları yüzünden gece geç saatlere ya da sabaha kadar ders çalışmaları yüzünden gece uykusunu uyumadıklarında vücuda ihtiyacı olan dinlenme hakkı tanınmamış olur. Böylece uykusunu alamayan ergen gün içinde huzursuz, agresif, mutsuz, yorgun olabilir; düşünme, karar verme, bir şeye odaklanmada zorluk yaşayabilir. Önemli olan ergenin gün içinde yaptığı tüm aktivitelerin zamanı ve miktarının dengeli derecede ayarlanmasıdır.